|
ÖĞRENME TERCİHLERİ
ve İLETİŞİM
Annem ve babam yıllarca çok
anlam veremediğim konularda didişirlerdi. Genellikle bu didişmeler
yer tariflerinde olmaktaydı. Annem elinde kağıda çizdiği bir kroki
ile gelir ve sadece göstererek
“ Saim, beni 17:00 de buradan
alacaksın” der; babam
da “Perihan, sen çizme anlat ben öyle anlarım” dese de annem
ısrarla çizer ve sözel olarak anlatmaz, babam da duyarak öğrendiği
için anlamazdı. Yıllar sonra öğrendim ki; sevdiğimiz işleri ve kan grubumuzu bilmek kadar,
“Öğrenme Tercihlerimizi” de bilmemiz önemli. Ve bunu bilmek
yaşantımızı kolaylaştırıyor.
Her birey doğduğu andan
itibaren belli bir öğrenme tercihi ile doğuyor ve çevresini o
baskın tercihi ile yorumluyor.
Tembel ya da yaramaz olduğu sanılan pek çok çocuğun öğrenme
tercihinin belirlenmesi kendilerini tanımalarını sağlayacak ve
etiketlenmelerini önleyecektir.
Üç farklı tip Öğrenme Tercihi
vardır.
GÖRSEL ÇOCUKLAR: Öğrenmeleri
için görmeleri gerekir. Dinledikleri bir şeyi görürlerse çok daha
kolay anlarlar. Resim yapmaktan, renkli kalemlerden hoşlanırlar.
Onlar için etrafın düzenli olması çok önemlidir. Etraftaki
gürültüden işitsel öğrenenlerden daha az rahatsız olurlar. Olayları
görüntüyle algılarlar. Satın alacakları oyuncakta ufacık çizik olsa
almak istemezler. Anlatılanları muhakkak hayalinde canlandırır.
Yoksa onun için havada kalır. Yap boz ve görsel hafıza oyunlarını
severler. Giyimlerine önem gösterirler.
Örneğin; E., 4 yaşında bir erkek
çocuğudur. Yemek yerken kesilmesi gereken yiyecekleri özenle
annesinin kesmesini ister. Meyvelerini küçük parçalara ayırıp,
tabağına özenle dizer ve aynı özenle sırayla yer. Oyuncaklarının
hiç birisi ortada değildir. Oynarken atleti pantolonundan çıksa
bile muhakkak hemen içine sokturur. O görüntü onu rahatsız eder.
İŞİTSEL ÇOCUKLAR: Öğrenmeleri
için dinlemeleri gerekir. En belirgin özellikleri oyun oynarken
yalnız olsalar bile sürekli konuşmalarıdır. Sessiz okuma konusunda
sıkıntı çekerler çünkü anlamaları için kendi seslerini duymaları
gerekir. Sesten çok rahatsız olurlar. Görsel materyallerin işitsel
açıklamasını isterler. Yani bir krokiyi anlamaları için görmeleri
yeterli olmaz. Açık anlatımı duymaları gerekir. Yabancı dil
öğrenmeye yatkındırlar. Yazma konusunda sıkıntı çekebilirler.
Konuşurken çok çabuk konu değiştirip, yeni konuya hemen adapte
olurlar.
Örneğin; A.,kompozisyon dersi
sınavında izin alarak başka bir yerde yazmak ister çünkü sınıfta
çıtırtı dahi olsa rahatsız olduğunu söyler. Öğretmen izin verir ama
bir süre sonra “Acaba yazıyor mu” diye kontrol etmek ister. Gider, gerçekten de öğrencisinin
konuşarak yazdığını görür. Öğrencisi sınıf ortamında olsaydı
çıtırtılardan kendi sesini duyması imkansız olacak ve sınavda
başaramayacaktır. Öğrencisi ilk kez bu kadar başarı gösterir J
KİNESTETİK ÇOCUKLAR:
Öğrenmeleri için uygulamaları gerekmektedir. Hareketlidirler.
Koşma, hoplama, zıplama konusunda çok başarılıdırlar. Tertemiz bir
kıyafetle evden çıkarlar ama beş dakika içinde pisletirler.
Eşyalarının düzensiz ve dağınık olmasından hiç rahatsızlık
duymazlar. Okulda yaramaz olarak etiketlenirler. Eğer kinestetik
bir öğretmeni olursa yaşam onun için kolaylaşır. Öğretmen “Kim bana
kalem getirir” dediği an kimseyi beklemeden kalemi götürür. Görsel
mesajlar, güzel sözler onlar için yeterli olmayabilir. Sarılmak,
öpmek her zaman onlar için daha anlamlıdır. Hatta bir araştırmaya
göre kinestetik kişiler kondisyon bisikletine binerek kitap
okuduklarında çok daha iyi anladıkları ortaya çıkmıştır.
Örneğin; S., ilköğretim birinci sınıf
öğrencisidir. Öğretmen “Tahtadakini oku” dediği zaman tam okuyamaz.
Her seferinde izin alarak metnin yanına giderek her harften
parmakla geçer ve çok iyi okur.
Öğrenme tercihlerimiz ev içi
ilişkilerimizi de etkiler. İşitsel bir çocuğa hatasının sonuçlarına
katlanması sadece anlatılırken, görsel çocuğa hatasının
sonuçlarının neler olacağını yazmak ya da resmetmek yeterli
olabilir.
Sevgiyle kalın…
|